🤝 Birlikte daha güçlüyüz. ⚖️ Adalet, uygulanırsa adalettir. 🚨 İhlaller bireysel değil, sistemseldir.

Herkes İçin Adalet

X
WhatsApp
Email
Threads
Facebook
LinkedIn

Eksikliklerine rağmen “Çerçeve Yasa” ya da “Kök Yasa”, büyük bir mutabakatla Meclis’ten geçti. Ancak bu yasanın her şeyin çözümü olduğunu düşünmek elbette mümkün değil.Meclis’in asıl yapması gereken, Ekim ayında ülkenin demokratikleşmesi açısından önemli bir adım atarak “Herkes için adalet” anlayışından hareketle; KHK sorununu, haksız cezaları, kayyum uygulamalarını ve benzeri adaletsizlikleri çözüme kavuşturacak, TMY’den başlayarak evrensel hukuk normlarına uygun, özgürlükçü ve demokratik yasaları hayata geçirmektir.Bu süreç yalnızca siyasi partilere bırakılmamalıdır. Toplumsal muhalefet de sürece aktif biçimde dahil olmalı; adalet, hukuk ve demokrasi taleplerini her yerde güçlü ve ortak bir sesle dile getirmelidir.Çünkü gerçek bir demokratikleşme; toplumun bütün kesimlerinin sürece dahil olduğu, “Herkes için adalet” anlayışının esas alındığı ortak bir mücadeleyle mümkündür.

Biz de bu bakış açısıyla, 4-5 Ağustos tarihlerinde farklı illerden Ankara’ya gelen 11 arkadaşımızla birlikte, siyasi partiler, sendikalar ve demokratik kitle örgütleriyle bir dizi temas gerçekleştirdik.DEM Parti ile görüşmeİlk olarak DEM Parti grubuna katıldık. Grup toplantısında taşıdığımız dövizlerle KHK’lilerin yaşadığı adaletsizlikleri ve taleplerimizi görünür kıldık.Ardından Grup Başkanvekili Sezai Temelli ile görüştük. Temelli, yasanın bir başlangıç olduğunu, mevcut düzenlemeden esas olarak silah bırakan PKK’lilerin yararlanacağını, asıl kapsamlı yasal düzenlemelerin Ekim ayından sonra gündeme geleceğini açık bir şekilde ifade etti.Ayrıca özellikle Ekim ayında KHK meselesinin güçlü bir biçimde kamuoyunun gündemine taşınması gerektiğini belirtti.Bu bizim açımızdan son derece önemliydi.

Ardından Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ile görüştük.Bu görüşmede ilk kez, sorunun varlığının açık ve net biçimde bilindiğini ve çözümün evrensel hukuk normları temelinde olması gerektiğini güçlü bir şekilde duyduk.Aslında biz Yeni Partiye yalnızca yaşanan baskılar nedeniyle geçmiş olsun demek ve yeni yolculuklarında başarı dilemek amacıyla gitmiştik. Ancak söz konusu KHK meselesi olunca, doğal olarak görüşmemizin önemli başlıklarından biri de bu sorun oldu.Bu yaklaşım bizim için son derece kıymetliydi.

Daha sonra KESK’i, geçtiğimiz haftalarda uğradıkları baskılar nedeniyle ziyaret ettik.Son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Toplantıya katılan arkadaşlarımızın tamamını dinlediler.KESK temsilcileri, genel olarak bütün KHK’lilerin haklarını savunduklarını; bununla birlikte sendika olarak üyelerine karşı da sorumlulukları bulunduğunu ve özellikle üyelerinin görevlerine dönüşü için mücadele ettiklerini ifade ettiler.

Ardından Vicdan Vakfı’na hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk.Vakıf Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu ile son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdik. KHK meselesi ve bundan sonraki süreç üzerine kapsamlı bir değerlendirme yaptık.

Ertesi günümüz Liberal Parti Genel Merkezi’nde bir kahvaltıyla başladı.Elbette kahvaltının ana gündemlerinden biri yine KHK meselesiydi.Liberal Parti temsilcileri, KHK’lilerin yıllardır sürdürdüğü mücadeleye tam destek verdiklerini ve bundan sonra da desteklemeye devam edeceklerini ifade ettiler.

Daha sonra Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’ni ziyaret ettik.MYK üyesi arkadaşımız bizi ilgiyle dinledi. KHK meselesini bildiğini ve konuyu Meclis’te de gündeme getirdiğini ifade etti.Ayrıca iletişim bilgilerinin yanı sıra e-posta adresini ve telefonunu paylaşarak kendisine konu hakkında bilgi ve belge göndermemizi istedi.

Ardından Saadet Partisi Genel Merkezi’ne geçtik.Burada da oldukça sıcak bir şekilde karşılandık.Genel Başkan Mahmut Arıkan, KHK meselesinin kendi meseleleri olduğunu ve çözümü için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını ifade etti.Bu yaklaşımın, meselenin farklı siyasi çevrelerde görünür hale gelmesi açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.

Daha sonra Yeşil Sol Parti’yi ziyaret ettik.Burada da oldukça sıcak karşılandık.Görüşmenin ardından ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdik. DEM Parti’nin bileşeni olması nedeniyle bundan sonraki süreçte KHK meselesinin daha güçlü biçimde gündeme taşınması konusunda destek talebimizi ilettik.İ

Son olarak İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi’ni ziyaret ettik ve burada da ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdik.Bu açıklamaya Vicdan Vakfı ,Adalet Dayanışması Platformu da katıldı ve söz alarak KHK’lilerin yaşadığı adaletsizlikleri ve taleplerimizi kamuoyuyla paylaştı.

Şimdi sıra Ekim ayında

Sonuç olarak, farklı illerden büyük fedakârlıklarla Ankara’ya gelen ve Ankara’dan çalışmalara katılan arkadaşlarımızla birlikte iki gün boyunca son derece yoğun ve verimli temaslar gerçekleştirdik.Bu ziyaretler bize bir kez daha gösterdi ki KHK meselesi yalnızca KHK’lilerin sorunu değildir.Bu mesele;hukukun üstünlüğü,adalet,demokratikleşme,insan haklarıve hukuk devleti meselesidir.Görüştüğümüz farklı siyasi partilerin, sendikaların ve demokratik kitle örgütlerinin konuya ilişkin farklı yaklaşımları olsa da ortaklaştığımız önemli bir nokta var:KHK meselesi artık daha güçlü bir biçimde gündeme taşınmalı ve demokratik hukuk devleti içerisinde çözüme kavuşturulmalıdır.Bu nedenle 4-5 Ağustos’ta gerçekleştirdiğimiz temasları bir başlangıç olarak görüyoruz.Ekim ayında bu temaslara çok daha fazla yer vereceğiz.Siyasi partilerle, sendikalarla, insan hakları örgütleriyle, demokratik kitle örgütleriyle ve toplumun bütün kesimleriyle daha fazla buluşacağız.Talebimiz açık:KHK’lar nedeniyle yaşanan mağduriyetler giderilsin.Haksız cezalar son bulsun.Kayyum uygulamalarına son verilsin.Evrensel hukuk normlarına uygun özgürlükçü ve demokratik yasalar çıkarılsın.Ve bütün bunların üzerinde ortak bir söz yükselsin: HERKES İÇİN ADALET! Çünkü gerçek demokrasi, yalnızca bir kesimin özgürlüğüyle değil, herkesin hakkının ve özgürlüğünün güvence altına alınmasıyla mümkündür.

Münir Korkmaz KHK’lı Platformları Birliği sözcüsü