🤝 Birlikte daha güçlüyüz. ⚖️ Adalet, uygulanırsa adalettir. 🚨 İhlaller bireysel değil, sistemseldir.

AİHM Kararları Sonrası Hukuki Süreç: Demirhan, Bozyokuş, Seyhan ve Karslı Davaları

X
WhatsApp
Email
Threads
Facebook
LinkedIn

AİHM Kararlarına Rağmen Yargılamanın Yenilenmesi Neden Engellenebiliyor? Hukuki Süreç ve Başvuru Yolları
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2025-2026 yılları arasında Türkiye aleyhine verdiği dört önemli kararla binlerce kişi bakımından hak ihlali tespit etmiştir:
Demirhan ve Diğerleri v. Türkiye (22.07.2025, kesinleşme: 03.11.2025) — 239 başvurucu; AİHS m. 7 (kanunsuz suç ve ceza olmaz) ve m. 6/1 (adil yargılanma hakkı) ihlali.
Bozyokuş ve Diğerleri v. Türkiye (16.12.2025) — 132 başvurucu; AİHS m. 7 ihlali.
Seyhan ve Diğerleri v. Türkiye (16.12.2025) — 852 başvurucu; AİHS m. 6/1 ihlali.
Karslı ve Diğerleri v. Türkiye (16.12.2025) — 1.436 başvurucu; AİHS m. 7 ve m. 6/1 ihlali.
Bu kararların tamamı, TCK m. 314/2 kapsamındaki silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetlerinde ByLock kullanımına kategorik ve otomatik ispat değeri yüklenmesini, savunmanın bu delile etkili biçimde itiraz edememesini ve suçun maddi-manevi unsurlarının bireyselleştirilmiş biçimde kurulmamasını hak ihlali olarak tespit etmiştir. AİHM Büyük Dairesi’nin 5 Mayıs 2026 tarihli Şaban Yasak v. Türkiye kararı bu ilkeleri daha da pekiştirmiştir: ByLock bulunmayan dosyalarda bile delil çeşitliliğinin tek başına mahkûmiyeti meşrulaştırmadığını, manevi unsurun somut ve bireyselleştirilmiş biçimde ortaya konulması gerektiğini hükme bağlamıştır.
Hukuki süreç nasıl işliyor?
Türk hukukunda AİHM ihlal kararları, CMK m. 311/1-f uyarınca yargılamanın yenilenmesi için doğrudan başvuru sebebi oluşturmaktadır. Başvurucular bu yolu kullanarak mahkûmiyet hükümlerinin yeniden incelenmesini, infazın durdurulmasını ve nihai olarak beraatlerini talep edebilmektedir.
Ancak uygulamada ciddi engellerle karşılaşılmaktadır. Derece mahkemeleri; “AİHM kararının esasa etkisi yoktur”, “dosyada başka deliller de mevcuttur”, “CMK m. 311/1-f şartları oluşmamıştır” veya “yargılamanın yenilenmesi kabul edilse dahi infaz durdurulmaz” gibi gerekçelerle bu hakkı fiilen bloke edebilmektedir. Yargılamanın yenilenmesi kabul edildiğinde ise bazı mahkemeler yalnızca ByLock veya Bank Asya gibi delilleri şeklen hükümden çıkarmakta; ancak aynı mahkûmiyet sonucuna kalan delillerle yeniden ulaşmaktadır.
Bu belge setinde, söz konusu her engele karşı kullanılabilecek yedi farklı hukuki başvuru yolu bir arada sunulmaktadır. Belgeler, avukatların müvekkilleri adına doğrudan kullanabileceği dilekçe ve başvuru şablonları niteliğinde hazırlanmıştır.

  1. Yargılamanın Yenilenmesi Talebi
    (Demirhan – Bozyokuş – Seyhan – Karslı)
    AİHM ihlal kararından sonra atılacak ilk ve en temel adımdır. Bu dilekçe, Ağır Ceza Mahkemesine sunulmak üzere hazırlanmış olup CMK m. 311/1-f uyarınca yargılamanın yenilenmesini, duruşma açılmasını ve CMK m. 312 uyarınca infazın durdurulmasını talep etmektedir. Dilekçe, başvurucunun hangi AİHM kararı kapsamında olduğuna göre dört ayrı içerik seçeneği (Demirhan, Bozyokuş, Seyhan veya Karslı) sunmaktadır. Her seçenekte ilgili kararın ihlal gerekçeleri, ByLock’a yüklenen kategorik anlamın neden Sözleşme’ye aykırı olduğu, Yasak kararının bağlamı ve yeniden yargılama sonucunda beraat talep edilmesinin hukuki dayanaklarına yer verilmektedir.
  1. Yargılamanın Yenilenmesinin Reddine İtiraz
    (Demirhan – Bozyokuş – Seyhan – Karslı)
    Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi üzerine başvurulacak dilekçedir. Mahkemenin gerekçesine göre farklılaşan bölümler içerir: “CMK m. 311/1-f şartları oluşmadı”, “AİHM kararı esasa etkili değildir”, “mahkûmiyet yalnızca ByLock’a dayanmıyor”, “kararın somut dosyaya uygulanamayacağı”, “yeniden yargılamayı gerektiren yeni bir durum bulunmadığı” ya da “infazın durdurulması koşulları oluşmadı” gibi ret gerekçelerinin her biri ayrı ayrı çürütülmektedir. Dilekçe, AİHM kararının bireysel bağlayıcılığını, CMK m. 311/1-f’nin doğrudan uygulanabilirliğini ve Yalçınkaya-Demirhan-Yasak içtihadının emredici niteliğini öne çıkarmaktadır.
  1. İnfazın Durdurulması Talebinin Reddine İtiraz
    (Demirhan – Bozyokuş – Seyhan – Karslı)
    Yargılamanın yenilenmesi kabul edilmesine rağmen infazın durdurulması talebinin reddedildiği durumlar için hazırlanmış dilekçedir. Mahkemenin yargılamanın yenilenmesini kabul etmekle örtüşmeyen infaz kararının iç çelişkisini ortaya koymaktadır. “Suçun vasıf ve mahiyeti”, “kamu yararı” veya benzeri soyut ret gerekçelerinin, AİHM ihlal kararı bağlamında neden yetersiz olduğu ayrıntılı biçimde açıklanmaktadır. Yeniden yargılama sonuçlanmadan infazın sürdürülmesinin telafisi güç zararlara yol açtığı ve etkili giderim ilkesiyle bağdaşmadığı savunulmaktadır.
  1. Yeniden Mahkûmiyet Sonrası İstinaf Dilekçesi
    (Demirhan – Bozyokuş – Seyhan – Karslı)
    Yargılamanın yenilenmesi kabul edilmiş; ancak yeniden yargılama sonucunda yalnızca belirli deliller şeklen hükümden çıkarılarak aynı mahkûmiyet kararının verildiği durumlar için hazırlanmış istinaf dilekçesidir. İlk derece mahkemesinin AİHM kararını “delil ayıklama talimatı” gibi yorumlamasının neden yetersiz olduğu açıklanmaktadır. Asıl sorunun ByLock’un hükümde yer alması değil, mahkûmiyetin dayandığı otomatik ve kategorik muhakeme biçimi olduğu; bu muhakeme biçimi ortadan kaldırılmadan kalan delillerle yeniden aynı sonuca ulaşılmasının ihlalin sürdürülmesi anlamına geldiği savunulmaktadır. Yasak kararı ışığında delil çeşitliliğinin tek başına Sözleşme uyumunu sağlamadığı vurgulanmaktadır.
  1. Adalet Bakanlığı – CMK m. 309 Yazılı Emir Başvurusu
    (Demirhan – Bozyokuş – Seyhan – Karslı)
    Hem yargılamanın yenilenmesi talebi hem de buna karşı yapılan itirazın kesin olarak reddedildiği durumlarda başvurulacak olağanüstü kanun yoludur. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne sunulmak üzere hazırlanmış bu başvuru, CMK m. 309 uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı emir verilmesini talep etmektedir. Ret kararlarının istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği ve bu nedenle yalnızca kanun yararına bozma yoluyla düzeltilebileceği açıklanmaktadır. AİHM ihlal kararına rağmen CMK m. 311/1-f yolunun kapatılmasının açık bir kanun ihlali oluşturduğu, Yasak kararı bağlamında yerel mahkeme ret gerekçelerinin hukuken dayanaksız hale geldiği ayrıntılı biçimde ortaya konulmaktadır.
  1. Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığına Dilekçe
    (Demirhan – Bozyokuş – Seyhan – Karslı)

    Yargısal yolların yanı sıra idari ve kurumsal düzeyde başvurulabilecek bir araçtır. AİHM kararlarının icrası sürecinde Türkiye’nin AİHS m. 46 kapsamındaki yükümlülüklerini izlemekle görevli olan Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı’na sunulmak üzere hazırlanmıştır. Bireysel dosyada yaşanan uygulama sorunlarının kayıt altına alınmasını, Bakanlar Komitesi nezdindeki icra sürecine yansıtılmasını ve bu kararlar kapsamındaki yapısal uygulama sorunlarına karşı kurumsal girişimde bulunulmasını talep etmektedir. Dilekçe, münferit dosya şikayetini aşan yapısal bir uygulama eleştirisi olup Yalçınkaya, Demirhan, Bozyokuş, Seyhan, Karslı ve Yasak kararları bütününü değerlendirmektedir.
  1. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine Bildirim
    (Demirhan – Bozyokuş – Seyhan – Karslı)

    AİHM kararlarının icrasını denetlemekle görevli Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne sunulmak üzere hazırlanmış bildirimdir. Başvurucunun AİHM kararında yer aldığını ve doğrudan bu karardan yararlanma hakkına sahip olduğunu belgeleyen bildirim, ulusal mahkemelerin yargılamanın yenilenmesi talebini hangi gerekçeyle reddettiğine göre farklılaşan bölümler içermektedir (illiyet bağı kurulamadığı, kararın başvurucuyla ilgili olmadığı, yeniden yargılama gerektirmediği veya kararın kesinleşmediği gibi gerekçeler). İç hukukta karşılaşılan uygulamaların AİHS m. 46 kapsamındaki icra yükümlülüğünü nasıl zayıflattığı ve Komite’nin denetiminde bu hususların dikkate alınması gerektiği Yasak kararı bağlamında ayrıntılı biçimde açıklanmaktadır.